Menu

Güvenli Bağlanma

Okulöncesi Eğitim uzmanı Tülin SAKİN DEMİR’in ebeveynler ve bebekler için güvenli bağlanma konusunda hazırladığı yazısı.

Bebek, doğumla birlikte gözünü açar açmaz, annesinin kokusunu, sıcaklığını ve şefkatini arar. Anne yani birinci derece bakım vereni ise bebeğini beslemekle, bakımını yapmakla ve ona ihtiyaç duyduğu sevgi, ilgi ve şefkati vermekle bebeğiyle hayatın ilk yıllarında arasında bir bağ geliştirir.

Bu bağın güvenli bir şekilde oluşması ve sürdürülmesinde bebeğin bu ilişkiyi sosyal ortamına da yansıtmasını ve geliştirmesini sağlar. Zaman zaman çevremizde çocukların annelerinden ayrılmak istemediklerini, isteklerini ağlayarak ya da kendilerini yerlere atarak gösterdiklerini annelerine karşı tepkisel davranışlar sergilediklerine şahit oluruz.

Anneler çoğu zaman buna anlam veremez 🙁 “bizimki hep bunu yapıyor, her seferinde beni etrafa rezil ediyor. Ben de yapıyorum istediklerini napayım? iyice bunalttı beni!” diyerek, duygu durumlarını ve çaresizliklerini dile getiriler. Aslında çocuğun davranışları orada ilgiye, şefkate olan açlıklarını bağırmaktadır. Bebeklik döneminde anne ile arasında güvenli bağlanma oluşmamış çocuklar hem annelerine hem de kendilerine güven duymadıkları için bu güvensizliklerini zaman zaman olumsuz davranışlar sergileyerek gösterebilirler.

Güvenli bağlanmanın gerçekleştiğinin ya da güvensiz bağlanmanın oluştuğunun göstergelerini işte bu bebeklik döneminde bebeğin ilişki örüntüsündeki dinamiklerin belirlediğini çocukların davranışlarını ve annelerin çocuklarını yetiştirme tutumları şekillendirmekte.


Aman karnı tok, altı temiz almayayım kucağıma kucağa alışmasın uyusun kendi kendine, bak yabancıların çocukları nasılda disiplinli yetiştiriliyor deyip, çocuğunun ihtiyaç duyduğu sevgi ve şefkati çocuğu şımarmasın diyerek çocuğundan esirgeyenler bu özel bağın oluşmasına ket vurmuş oluyorlar.

Biz annelerin görevi çocuğun tüm ihtiyaçlarını zamanında ve eksiksiz karşılayarak hatta bebeğin ağlamasına meydan bırakmadan gerekirse bu kritik dönem olan ilk 2 yaşta gerekirse bebeğimizi kangurular gibi kesemizde taşımak ve ona ihtiyaç duyduğu güvenli ortamı ve şefkati sağlamak olmalı.

Çocuğun ilgi ve sevgi duygusu doyurulduğunda zaten zamanla bizden kopmaya başlayacak, akranlarıyla sosyalleşme ihtiyacını gidermeye yönelecektir.

Sevgili anne, kendiyle barışık, kendine güvenli ve sosyal ilişkilerinde başarılı çocuklar yetiştirmek istiyorsak ilk hedefimiz özelikle bebeklik döneminde yaşadığımız mekânları  çocuklarımız için güvenle oynayıp hareket edecekleri “güvenli bir sığınak“,  etrafı özgürce keşfedecekleri “güvenli bir üs” haline getirmek olmalıdır.

Bebeklik döneminde kısıtlanmadan tüm ihtiyaçlarının vaktinde karşılandığı çocuklar kendilerine güvenli, annelerine güvenli yetişir. Hayatları boyunca sosyal çevreleri ile kurdukları ilişkilere de bu güveni yansıtırlar. Mutlu bebekler mutlu çocuklar, mutlu çocuklar mutlu yetişkinler olurlar 🙂

Okulöncesi Eğitimi
Uzm. Tülin SAKİN DEMİR

Comments

comments

Yorum Bırak!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir